Hakkımda
İŞ KARİYER GÜNCEL SEYAHAT EYLENCE ÇOCUK GELİŞİMİ SAĞLIK
Bağlantılarım
*
*
*
Kategoriler
Arkadaşlarım
• Blogcu Yardım • kiana • carmencafe • gulcelem • menteskizi • swatfrom • reyhan28 • supermarket0954 • limonsarisi • dunyakasifi • sev54
|
DOMUZ GRİBİ NEDİR
Domuz gribine karşı kronik hastalığı bulunanlarla 5 yaş altındaki çocukların mutlaka aşı yapılması gerektiği bildirildi.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Alpay Azap, “Azap,“Hastalığın, altta yatan kronik hastalığı olanlarla 5 yaş altındakilerde diğer yaş gruplarına göre daha ağır seyrettiğini” belirten Azap, hayatını kaybedenlerin büyük bölümünün bu gruba girdiğine işaret etti.
“Sağlık Bakanlığının yarından itibaren domuz gribine karşı aşı uygulamasının başlayacağını bildirdiği bu gruptakilerin mutlaka aşı yaptırmaları gerektiğini” ifade eden Azap, şöyle konuştu:
“Hastalık mevsimsel gripten farklı olarak 5 yaş altında daha ağır seyrediyor. Ama asıl 24 yaş altı risk içeriyor. 5 yaş altı aşılandıktan sonra 24 yaş altındakilerde aşılamaya devam edilecek. Yaş düştükçe hastalığın ağır seyretme riski artıyor. Burada hastalığa yakalanma riskinden bahsetmiyoruz. Bizim için önemli olan yakalandıktan sonra hastalığın ağır seyretme riskidir. Hastalığa yakalandıklarında ağır seyretme riski olanların mutlaka aşıyla korunmaları gerekiyor. Çünkü aşıdan daha etkili bir koruyucu önlemimiz yok.”
Aşı olmamanın alternatifinin hastalığı geçirmek olduğunu vurgulayan Azap, dışarıya çıkmamak, maske takmak, kendine çok dikkat etmek, bir takım bitkiler kullanmak ya da elleri yıkamak gibi önlemlerin bir miktar hastalanma riskini azaltabileceğini, ama engelleyemeyeceğini söyledi. Azap, şunlara dikkati çekti:
“Çünkü şu an dolaşmakta olan virüsün bulaşıcılığı çok fazla ve toplumda buna yönelik hiçbir bağışıklık durumu söz konusu değil. Dolayısıyla aşılanmayan herkes bu hastalığı önünde sonunda geçirecek. Önümüzdeki 6 ay, 1 yıl, ya da 2 yıla yayılan bir süre içinde dünya üzerinde aşılanmamış herkes bu hastalığı geçirecek. Özellikle 80 sonrası doğanlar, bu tarihten önce toplumda dolaşmamış virüslerle karşılaştıkları için hiçbir koruyuculuk yok. O yüzden çocuklarda ve gençlerde çok sık karşımıza çıkıyor bu hastalık. Eski virüslere bağlı 1950 ile 1980 arası bir miktar koruyuculuk var ama onlarda da karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla aşı olmamanın alternatif hastalanmak. Bunu iyice anlamamız gerekiyor.”
AŞININ GÜVENİLİRLİĞİ
Aşının güvenilirliği ile ilgili tartışmalara da değinen Azap, “domuz gribi” aşısının yeni bir aşı olmadığını, içindeki antijenin yeni olduğunu kaydederek, “Grip aşıları 50 yıldan uzun bir süredir üretiliyor ve aynı teknikle üretiliyor. Nasıl ki geçen sene ve ondan önceki sene mevsimsel grip aşıları bir önceki senenin yeni virüsleriyle hazırlanıp kullanıma sunulduysa uzun uzun Faz-4 çalışması gerekmediyse bu aşılar için de gerekmedi” diye konuştu.
Azap, aşının içerdiği civayla ilgili iddialar konusunda da çoklu dozların içinde civa bulunduğunu ama bu civanın vücutta birikip toksik etki gösteren civadan farklı olduğunu bildirdi. Aşının içindeki çok düşük dozdaki civanın metil değil, etil civa olduğunu ve mikrop kapmamak için koruyucu olarak konulduğunu anlatan Azap, bu civanın da vücutta birikmediğini söyledi.
“Aşının felç yaptığı” iddialarının da 1970'li yıllara dayandığını belirten Azap, söz konusu tarihten sonra aşı olanların uzun süre takip edildiğini, aşıyla bu hastalık arasında herhangi bir ilişki kurulamadığını söyledi. Azap, “Artık tam tersi bilgilerimiz var. Çünkü bu hastalığa bir takım enfeksiyonlar da sebep oluyor. Aşı olmayan kişilerde bu enfeksiyonu geçirmeye bağlı olarak felçle seyreden hastalık daha sık karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla aslında aşı felçle seyreden hastalıktan koruyucu bile” şeklinde konuştu.
Aşının katkı maddesiyle ilgili de çok spekülasyon yapıldığını hatırlatan Azap, “Katkı maddesi 15 yıla yakın süredir Avrupa'da deneniyor. 40 milyon doz uygulanmış durumda. Hiçbir zararı, uzun süreli etkisi ortaya çıkmış değil, bugüne kadar. Dolayısıyla zararlı olduğunu söyleyemeyiz. Tam tersine katkı maddesinin faydalı olduğunu söylememiz gerekiyor. Çünkü bu tür aşılarla aşıladığımız kişilerde daha yüksek düzeyde ve daha geniş etkili antikor sağlıyoruz. Dolayısıyla bununla ilgili endişeler de yersiz” ifadesini kullandı.
Doç. Dr. Alpay Azap, enfeksiyon hastalıkları uzmanları arasında aşının etkinliği ve güvenilirliğiyle ilgili bir şüphe bulunmadığını vurguladı.
|
Tarih: 23:29, 22/11/2009 Kategori: saglik |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Grip, grip aşısı ve kalp hastalıkları | Grip, özellikle kalp hastalarında ağır seyredebilir ve ölümcül sonuçlara neden olabilir. Haydi o halde grip ve grip aşısı ile ilgili bir şeyler öğrenelim:
Grip basit bir üst solunum yolu enfeksiyonudur.
Yanlış: Grip ani olarak başlayan yüksek ateşle seyreden, aşırı halsizlik, bitkinlik, kuru öksürük, kas, eklem ve baş ağrısı ile kendini gösteren bir hastalıktır. Gribe yakalanan kişi en az 3-5 gün yatak istirahati ile kendini toparlayabilir. Ayrıca vücudun bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle zatürree gibi ikincil hastalıklarında tabloya eklenmesi ile hastalık daha da ağırlaşabilir ve özellikle çocuklar, yaşlılar, diyabetliler, astımlılar, kalp ve kanser hastalarında ölüme neden olabilir.Grip aşısı gribe yol açar.Yanlış: Grip aşıları inaktive veya ölü grip virüslerinden üretilir; gribe kesinlikle yol açamaz ve grip hastalığı oluşturmaz.Grip aşısı %100 koruma sağlamadığından, aşı olmamak daha iyidir.Yanlış: Yapılan araştırmalar grip aşısının % 89 etkili olduğunu göstermektedir. Ancak aşı olduktan sonra dahi grip hastalığına yakalanan bir hasta, hastalığı aşı olmamış bir hastadan çok daha hafif geçirecektir ve grip nedeniyle hastaneye yatış önlenecektir.Grip aşısı herkese yapılmalıdır.Yanlış: Toplumdaki herkesin aşılanması hem mümkün değildir, hem de gereksizdir. Sadece gribe yakalanma riski ve grip olduğunda ölüm riski fazla olan yukarıda belirtilen kişilere önerilmektedir:Grip olduğunda ağır geçmesi tahmin edilen kişiler: 65 yaş üstü olanlar, bakımevinde olup süreğen hastalığı olanlar, astım, kronik bronşit, ciddi kalp damar hastalığı, kalp yetmezliği, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği olanlar. Bağışıklık sisteminin baskılandığı AIDS ve bazı kan hastalıkları olanlar.Yukarıdaki hastalara bakanlar: hasta yakınları, bakımevi personeli, sağlık personeli.Diğerleri: toplum hizmeti gören kişiler, memurlar, kalabalıklarla teması olanlar.
Aşının yan etkileri grip hastalığına yakalanmaktan daha kötüdür.Yanlış: En fazla yaşayacağınız yan etki aşı yapılan yerde hafif kızarıklık yada ağrı, hafif ateş ve halsizliktir. Bu yan etkiler aşının koruma sağladığı grip hastalığının sebep olabileceği ağır komplikasyonlardan çok daha önemsizdir.Kasım ve Aralık ayları grip aşısı olmak için geç bir tarihtir.Yanlış: Grip aşısı tüm grip sezonu boyunca uygulanabilir. Aşı olmak için en uygun zaman ekim - kasım ayları olsa da, aralıkta hatta ocak ve şubat aylarında aşı olunması da gripten korunma sağlayacaktır.Bol C vitamini kullanırım ve gripten korunurum.Yanlış: C vitamini herkesin tahmin ettiğinin tersine, gribi önlemez. Hastalıklara karşı vücut direncini hafifçe artırabilir ama gribi kapmamızı ve hasta olmamızı kesinlikle engellemez. Hatta aşırı derecede C vitamini, özellikle çocuklar ve yaşlılarda ishale sebep olabilir. Bu da hastalığın ağırlaşmasına, iyileşmenin gecikmesine yol açabilir. Gripten korumaya yönelik bir beslenme biçimi yoktur. Korunmak için bilinen en etkili yol grip aşısıdır.Sadece grip hastalığının belirtileri mevcut iken etrafa grip bulaştırırım.Yanlış: Grip virüsünün bulaşması, hastalık belirtilerinin başlamasından 1-2 gün öncesinde başlar ve hastalık başladıktan 3-7 gün sonrasına kadar devam eder.Yüzlerce çeşit grip virüsü vardır. Oysa aşı sadece 3 virüse karşı hazırlanmıştır. Bu nedenle etkisizdir.Yanlış: Yüzlerce çeşit grip virüsü olduğu bilgisi doğru değildir. Aslında A, B, C olmak üzere üç tip grip virüsü vardır. Ancak bu virüsler zaman zaman yapılarını değiştirebildikleri için alt tipleri oluşabilir. Grip virüslerinde görülebilen bu yapı değişiklikleri, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından içinde Türkiye’nin de bulunduğu dünyanın çeşitli bölgelerinde sürekli izlenmekte ve değişiklikler saptanarak salgın yapma olasılığı olan virüs tipleri belirlenmektedir. Örgüt belirlediği bu virüs tiplerini aşı üreticilerine bildirerek aşıların içerisinde zorunlu olarak bu tiplerin bulunmasını sağlamaktadır. Böylece aşıların içeriğinde salgın yapma olasılığı en yüksek olan virüsler bulunmakta ve korunma sağlanmaktadır.Grip hastalığı esnasında antibiyotik kullanımı hastalığın süresini kısaltır ve daha çabuk ayağa kalkmayı sağlar.Yanlış: Grip hastalığına neden olan influenza virüsüne antibiyotikler etkisiz olduğu için hastalık sırasında antibiyotik kullanımı, hastalığın süresini kısaltmaz.Her yıl grip aşısı olmaya gerek yoktur.Yanlış: Grip virüsleri sürekli değişmektedir. Genellikle her yıl dolaşan virüs tipleri değişmekte ve buna bağlı olarak aşıların içeriği de değişmektedir. Sonuç olarak her yıl aşılanmak gereklidir. |
|
Tarih: 00:09, 22/12/2008 Kategori: saglik |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|